top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıİzel Argül

Topuk Dikeni (Plantar Fasiit)

Güncelleme tarihi: 5 Tem 2023

Topuk ağrısı artık biçok kişide görülen ve sıklıkla karşılaştığımız ayak ağrılarımızdan birisidir. Topuk dikeni topuk kemiğinin (calcaneus) alt kısmında oluşan kemiksi bir çıkıntıdır. Genellikle zaman içerisinde gelişir. Egzersiz veya spor sonrası aniden ortaya çıkmamaktadır. Topuk dikeni, çoğunlukla topuk ağrısı gibi erken belirtiler verebilir. Daha sonra ciddi sorunlar ile karşılaşmamak için bu belirtileri göz ardı etmemekte mutlaka fayda vardır. Sabah yataktan kalkar kalkmaz veya oturduğunuz yerden kalkmanızla birlikte başlayan ağrılarda da görülür.


Ayak tabanının sürekli bir şekilde zorlanması sonucunda, yanlış ayakkabılar, uzun süre ayakta durmayı gerektiren işler, taban ani yük binmesi gibi nedenlere bağlı olarak ayak tabanımızda yer alan kısa kasları topuk emiğine bağlayan fasya adındaki liflerde kopma yırtılma sonucu oluşur. Burada zaman içerisinde kireçlenme benzeri sert doku birikir ve özellikle sabahları ilk ayağa basma sırasında hissedilen ve sonradan yürüdükçe biraz azalan diken batması gibi bir acı hissedilir.


Toplumumuzda her topuk ağrısı topuk dikenine eştir gibi yanlış bir düşünce vardır. Aslında topuk dikeni topuk ağrılarının sadece % 10 gibi bir kısmını oluşturmaktadır. Plantar fasit denilen ayak tabanı bandının kronik olarak gerilmesi ve yırtılmaları sonucu oluşan iltihabı süreç, kalsiyum birikmesinin en önemli nedenidir. Topuk dikeni tedavisinde ayak egzersizleri önerilir. Bazı faktörler topuk dikeni görülme riskini arttırır.



Topuk dikenine neden olan faktörler:

  • Çok uzun yürüyüşler yapmak

  • Fazla kilolu ve obez olmak

  • Tekrarlayan bir şekilde ani ve hızlı olarak birden koşup-zıplamak

  • Uzun süre ayakta durmak

  • Düztabanlık, ayak kemeri yüksekliği

  • Ayak kavsinin çok yüksek olması

  • Ayakkabının çok dar olması, ayak parmaklarını sıkan ayakkabılar tercih edilmesi gibi...


Ayrıca topuk dikeni sert olan yüzeylerde yürümek, desteksiz ayakkabılar kullanmak, koşmak, zıplamak, dışa veya içe basma, tarak kemiklerinde düşüklük gibi veya atlama gibi nedenlerden de kaynaklanıyor olabilir. Fakat topuk dikeni bazı hastalıklara bağlı olarak da gelişebilir. Bu hastalıklara bakacak olursak; Reiter hastalığı, Omurga ya da bel romatizması, Yaygın idiyopatik iskelet hiperostozu ve plantar fasit gibi nedenleri de sayabiliriz.



Topuk Dikeni Nasıl Anlaşılır?

Bu hastalığın en önemli şikayetlerinden biri de, kişinin sabah yataktan ayağa kalkar kalmaz birkaç adım atmasıyla birlikte ortaya çıkan ağrı şikayetidir. En belirgin özelliklerinden biri de ağrının genellikle birkaç adım attıktan sonra ortadan kaybolmasıdır. Uzun süre oturularak dinlenilmesi durumunda topukta ağrı birikmesi oluyorsa ve üzerine basıldığı zaman ağrı hissediliyorsa topuk dikeni sorunundan şüphelenilir.


Topuk dikeni yaşam kalitesini oldukça düşüren bir rahatsızlıktır. Aynı zamanda kişinin hareket kabiliyetini düşürür. Hasta topuk ağrısından dolayı rahat yürüyemez, günlük rutin işlerini bile rahatlıkla yapamayacak hale gelir. Topuk dikeni ağrısı günlük ayak ağrıları ile karıştırılmamalıdır. Ayağın aşırı yorulması durumunda topukta ağrı olması oldukça normal bir durumdur. Fakat ayağa aşırı yük yüklenmediği durumlarda bile topukta durduk yere ağrı oluyorsa topuk dikeni hastalığından şühelenilir.


Topuk dikeninin en önemli etmenlerinden biriside gün boyunca gergin olan tendonun, uyuma esnasında ayağın ön tarafa gitmesiyle birlikte belirli bir kısalığa gelmesidir. Bu durum topuk dikeni olmayan kişilerde herhangi bir soruna yol açmazken, topuk dikeni olan kişilerde şiddetli bir acıya neden olmaktadır. Kişinin birkaç adım atmasıyla tendon yırtılmaları oluşabilir ve bu da hastanın ağrı ya da kesik kesik acı hissetmesine neden olabilmektedir.



Topuk Dikeni Tedavisi

Topuk dikeni tedavisinde ilk olarak günlük hayatta yapılacak bir takım çalışmalar ve değişikliklerle ağrılarda ve şikayetlerde azalma sağlanabilir. Amaç ayağa binen basıncı azaltmak, ağrı ve iltihabı kontrol altına almak, doku iyileşmesini uyarmak ve yumuşak dokuların esnekliğini arttırmaktır. İstirahat yumuşak tabanlı ayakkabılar veya terlikler giyilmesi, topuk yastığı kullanılması ve kilo vermek gibi önlemler ilk başvurulması gereken önlemlerden sadece birkaçıdır.


Eğer hastada düztabanlık gibi basma kusurları mevcutsa uygun tabanlık ve ayakkabı düzenlemeleri yapılması gerekmektedir. Ayak tabanına yönelik germe egzersizleri ve buz uygulaması ile birlikte basit ödem ve ağrı kesici ilaçlar da bu tedaviye faydalı olabilmektedir.


Şayet ki bu kadar tedaviye çözüme rağmen hala yeterli olunmuyorsa fizik tedaviye başvurulması gerekmektedir. Ameliyat, topuk dikeni tedavisinde başvurulabilecek en son seçenektir ve çok ender olarak uygulanmaktadır. Hastaların büyük çoğunluğu ameliyat dışı tedaviler ve çözüm yolları ile sağlıklarına kavuşmaktadırlar.




1.019 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Kommentare


bottom of page